
Goldman Sachs’tan 2026 İçin Güçlü S&P 500 Senaryosu
Goldman Sachs, ABD hisse senedi piyasalarına yönelik orta vadeli beklentilerini güncelledi. Banka, S&P 500 endeksinin 2026 yılını 7.600 puan seviyesinde tamamlayabileceğini ve bu süreçte yatırımcılara yaklaşık %12’lik toplam getiri sunabileceğini öngörüyor. Bu görünümün arkasında, ABD ekonomisinde süregelen dengeli büyüme ve büyük ölçekli şirketlerin gelir üretme kapasitesindeki artış yer alıyor.
Banka analizine göre, endeksin hisse başına kârı 2026 yılında %12, 2027’de ise %10 oranında yükselme potansiyeline sahip. Goldman Sachs, bu kâr artışlarının yalnızca ekonomik faaliyetlerin canlı kalmasıyla değil, aynı zamanda piyasanın ağırlığını oluşturan şirketlerin güçlü bilançolarıyla da desteklendiğini belirtiyor.
Bununla birlikte değerlemelere ilişkin temkinli bir duruş da korunuyor. S&P 500’ün ileriye dönük fiyat/kazanç oranının 22 seviyesinde bulunması, 2000 yılındaki tarihi zirveye yakın bir tabloya işaret ediyor. Banka, bu durumun piyasada biriken “gizli bir enerji” yarattığını ancak bu potansiyelin kalıcı bir yükselişe dönüşebilmesi için güçlü ekonomik büyüme ya da ABD Merkez Bankası’ndan gelecek destekleyici adımların gerekli olduğunu vurguluyor.
Piyasa yapısındaki yoğunlaşma da dikkat çeken bir diğer unsur. Endeksteki en büyük 10 şirket, toplam piyasa değerinin %41’ini oluştururken, kârların %32’sini üretiyor. Bu hisseler, 2025 yılında S&P 500’ün sağladığı toplam getirinin %53’ünü tek başına gerçekleştirdi.
Yapay zekâ cephesinde ise yeni bir aşamaya geçildiği belirtiliyor. Altyapı yatırımlarının ardından şirketlerin doğrudan gelir üretmeye başladığı üçüncü fazın hız kazandığına işaret edilirken, robotik ve otomasyonun ön plana çıktığı 3-D faz ile verimlilik artışlarının öne çıkacağı dördüncü fazın yatırım gündeminde belirleyici olacağı ifade ediliyor.
Goldman Sachs’ın 2026 için öne çıkardığı ana temalar arasında orta döngü büyüme ivmesi, şirketlerin borçlanma kapasitesinin 2,3 trilyon dolara kadar genişlemesi ve göreceli olarak daha cazip değerlemelere sahip sektörlerde fırsat arayışı bulunuyor. Banka, özellikle sağlık, temel tüketim, yazılım ve hizmetler sektörlerinde portföy ağırlığının artırılmasını öneriyor.






