HSBC: Küresel Belirsizlik Altını 2026’nın Başında 5.000 Dolara Taşıyabilir

HSBC: Küresel Belirsizlik Altını 2026’nın Başında 5.000 Dolara Taşıyabilir

Küresel piyasalarda artan risk algısı, altın fiyatlarına yönelik beklentileri yukarı çekmeye devam ediyor. HSBC, jeopolitik gerilimler, kamu maliyesine ilişkin endişeler ve yatırımcı talebindeki süreklilik nedeniyle altının 2026 yılının ilk yarısında ons başına 5.000 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.

Bankanın emtia analisti James Steel, altın piyasasında oynaklığın yüksek kalacağını ve dönemsel sert düzeltmelerin görülebileceğini belirtirken, mevcut koşulların fiyatlar için güçlü bir destek zemini oluşturduğunu vurguluyor. 2025 yılının Aralık ayında 4.548 dolar/ons ile tarihi zirvesini gören altının, bu güçlü seyrini 2026’nın ilk aylarına taşıyabileceği ifade ediliyor.

HSBC’ye göre son yükselişin temelinde güvenli liman arayışının güçlenmesi, küresel politika belirsizlikleri ve ABD dolarındaki zayıflama bulunuyor. Steel, bu faktörlerin etkisiyle fiyatların 5.000 dolar eşiğini test edebileceğini, ancak yılın ikinci yarısında yükseliş temposunun düşebileceğini kaydediyor.

Jeopolitik cephedeki gelişmeler, altın talebinin yönünü belirlemeye devam ediyor. Ukrayna’daki savaşın sürmesi, ABD dış politikasındaki belirsizlikler, ABD-Çin ilişkilerindeki rekabet ve Orta Doğu’daki çatışmalar, yatırımcıların altına yönelmesinde belirleyici oluyor. Analiste göre bu başlıklarda yaşanabilecek yeni tırmanmalar, fiyatlar üzerinde ilave yukarı yönlü baskı yaratabilir. Buna karşılık, gerilimlerin azalması halinde altın fiyatlarında geri çekilmeler gündeme gelebilir.

Mali riskler de altının cazibesini artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde hızla artan kamu borçları, yatırımcıları portföylerini koruma amacıyla altına yönlendiriyor. Steel, bu eğilimin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanabileceğini belirtiyor.

Merkez bankalarının altın alımları da 2026 boyunca piyasayı destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Rezerv çeşitlendirme stratejileri ve dolara bağımlılığı azaltma isteği bu alımların temelini oluşturuyor. Ancak yüksek fiyat seviyeleri nedeniyle merkez bankası talebinin son yıllardaki rekor seviyelerin bir miktar altında kalabileceği ifade ediliyor.

Kurumsal yatırımcılar cephesinde ise güçlü talep sürüyor. ETF’ler ve tezgâh üstü piyasalarda gerçekleşen yoğun alımların, momentum ve reel para girişleriyle desteklenmeye devam edebileceği belirtiliyor. Buna karşın arz tarafında yüksek fiyatların madencilik üretimini ve geri dönüşümü artırdığı, fiziksel talebin ise zayıfladığına dikkat çekiliyor. Özellikle büyük tüketici pazarlarında mücevher ve sikke talebinde belirgin bir gerileme yaşanıyor.

Steel, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde yatırımcı ilgisinin azalması durumunda artan arz ve zayıflayan fiziksel talebin altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.