
Hürmüz Boğazı Krizi: Diplomatik Girişimler ve Askeri Gerilimler
İran’ın sunduğu 14 maddelik yeni teklif ile ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda başlattığı Özgürlük Projesi askeri operasyonu arasında yaşanan Orta Doğu krizi, diplomatik pazarlıkların ve karşılıklı tehditlerin etkisi altında küresel ekonominin ve enerji arz güvenliğinin yönünü belirliyor.
ABD’nin ticari akışı korumak için başlattığı Özgürlük Projesi, piyasalara bir miktar rahatlık sağlasa da İran’ın uyarıları ve havacılık sektöründeki iflas haberleri, krizin ekonomik yükünün arttığını gösteriyor.
Pakistan üzerinden yürütülen diplomatik temaslar, Tahran ile Washington arasındaki gerilimi azaltmak amacıyla yoğunlaşıyor.
İran, nükleer müzakerelere dönülmesi için ABD’ye 14 maddelik bir teklif sunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, teklifi aldıklarını belirterek "İnceleyeceğiz ancak henüz kabul edilebilir bulmuyorum" diyor.
İran’ın teklifinde, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılması ve yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer müzakere takviminin belirlenmesi gibi önemli maddeler bulunuyor. ABD yönetimi, İran’ın henüz "yeterli bedeli ödemediği" görüşünü sürdürerek diplomatik çözüme ihtiyatlı yaklaşıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, Pakistan aracılığıyla iletilen yanıtların değerlendirildiğini belirtiyor.
Diplomatik çabalar devam ederken, Hürmüz Boğazı’ndaki durum askeri bir gerilime dönüşüyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Özgürlük Projesi’ni hayata geçirdiğini açıklıyor. Bu operasyon, 15 bin askeri personel ve yüz civarında deniz/kara aracıyla, boğazda mahsur kalan tarafsız ülkelerin gemilerine güvenli geçiş desteği sağlamayı amaçlıyor.
İran, bu hamleyi "ateşkes ihlali" ve "denizcilik düzenlemesine müdahale" olarak nitelendiriyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD donanmasının bölgeye yaklaşması halinde hedef alınacağını uyarırken, "Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi, yanıltıcı paylaşımlarla yönetilemez" diyor.
Piyasalar, ABD’nin geçiş desteği kararını petrol arz güvenliği açısından olumlu görüyor ve haftaya pozitif başlıyor. Analistler, petrol piyasasında artık erişimin kaliteden daha fazla fiyatlandığını vurguluyor.
Petrol fiyatlarında, Brent petrolün varili 112 dolar seviyelerine tırmandıktan sonra Hürmüz’deki risklerin azalmasıyla 106-108 dolar bandına iniyor. OPEC+ grubunun haziran ayında üretimi günlük 188 bin varil artırma kararı, fiyatlardaki düşüşü destekliyor.
Altın tarafında ons altın 4 bin 600 dolar seviyelerinde kalırken, gram altın 6 bin 676 lira seviyelerinden işlem görüyor. Fed’in şahin tutumu ve jeopolitik belirsizlikler, altına olan talebi canlı tutuyor.
Krizin makroekonomik etkileri, havacılık sektöründe bir iflasla belirginleşiyor. ABD merkezli Spirit Airlines, enerji krizi ve artan yakıt maliyetleri nedeniyle iflas başvurusunda bulunuyor. Şirketin faaliyetlerini durdurması, 7 bin personeli işsiz bırakırken, uzmanlar bilet fiyatlarının artacağını ve sektörde konsolidasyon yaşanacağını öngörüyor.
Dünya genelindeki merkez bankaları, Orta Doğu’daki durumun enflasyon ve büyüme üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor. Fed Başkanı Jerome Powell ve ECB Başkanı Christine Lagarde gibi liderler, enerji şoklarının enflasyonu tetikleyebileceğini ve ekonomilerin stagflasyonist bir sürece girebileceğini belirtiyor. Bu, faiz indirim beklentilerini geciktiriyor.
Yerel piyasalarda Borsa İstanbul, küresel iyimserliğe paralel olarak alıcılı başlıyor. BIST 100 endeksi 14.442 puan seviyelerinde dengelenirken, dolar/TL 45,19 seviyesinde yatay seyrediyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durumu ve ABD-İran arasındaki diplomatik tekliflerin sonucu, küresel arz zinciri ve finansal piyasaların geleceğini etkileyecek.
Askeri hazırlıklar sürerken, diplomasi masasının bu gerilimi bir anlaşmaya dönüştürüp dönüştüremeyeceği izleniyor.






