İran’daki Protestolar Bölgesel Güvenliği Sarsıyor: İsrail Alarm Seviyesini Yükseltti

İran’daki Protestolar Bölgesel Güvenliği Sarsıyor: İsrail Alarm Seviyesini Yükseltti

İran’da iki haftadır devam eden ve giderek şiddetlenen hükümet karşıtı protestolar, yalnızca ülke içi dengeleri değil, bölgesel güvenlik hesaplarını da etkilemeye başladı. ABD’den gelen müdahale sinyalleri, İsrail’i olağanüstü güvenlik önlemleri almaya yöneltti. Tel Aviv yönetimi, Tahran’daki gelişmelerin askeri ve diplomatik sonuçlar doğurabileceği ihtimaliyle yüksek alarm durumuna geçti.

Ekonomik darboğazın tetiklediği protestolar 14. gününe girerken, can kayıplarına ilişkin rakamlar çelişkili ancak ürkütücü boyutlara ulaşıyor. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), eylemler sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının 116 olduğunu duyururken, İranlı bakanlık kaynakları bu sayının 217’ye çıktığını ileri sürüyor. Olaylar sırasında bir savcının da yaşamını yitirdiği bildiriliyor.

Binlerce Yaralı, Binlerce Gözaltı

Sahadan gelen bilgilere göre, protestolarda 2 bin 600’den fazla kişi yaralandı. Güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucunda şu ana kadar 2 bin 638 kişinin gözaltına alındığı ifade ediliyor. İranlı yetkililer ise ölü ve yaralı sayısına ilişkin resmi ve kapsamlı bir açıklama yapmış değil.

İsrail Olağanüstü Teyakkuzda

Reuters’ın üç ayrı İsrailli kaynağa dayandırdığı haberine göre, İsrail yönetimi, İran’da son yılların en büyük protesto dalgasının yaşandığı bir dönemde ABD’nin olası bir askeri veya siyasi müdahalesinin yaratabileceği sonuçlara karşı teyakkuz seviyesini yükseltti. Hafta sonu yapılan güvenlik toplantılarına katılan İsrailli yetkililer, alarm durumunun içeriğine dair ayrıntı paylaşmaktan kaçındı.

Washington’dan Sert Mesajlar

ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde İran’daki gösterilere yönelik sert müdahalelere karşı defalarca uyarıda bulunmuştu. Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada, ABD’nin “gerektiğinde yardım etmeye hazır” olduğunu söyleyerek tansiyonu daha da yükseltti. Bu açıklama, bölgede olası bir müdahale senaryosuna ilişkin endişeleri artırdı.

İsrail kaynaklarının aktardığına göre, Başbakan Benjamin Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cumartesi günü gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde İran’daki gelişmeleri ve ABD’nin olası adımlarını masaya yatırdı. ABD’li bir yetkili görüşmenin yapıldığını doğrularken, içeriğine dair detay vermedi.

Protestolar Nasıl Başladı?

İran’daki gösteriler, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başladı. Kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan eylemler, zamanla sert güvenlik müdahaleleri ve şiddet olaylarıyla tırmandı.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, 7 Ocak’ta yayımladığı haberde, olaylarda yaralanan polis sayısının 568’e, Besic adı verilen gönüllü güvenlik güçlerinden yaralananların ise 66’ya ulaştığını bildirdi. Ancak toplam can kayıplarına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta protestoların şiddetlenmesiyle birlikte, çok sayıda kamu ve sivil yapı hedef alındı. Yetkililer; otobüsler, ambulanslar, evler, camiler, hastaneler ve bankaların da aralarında bulunduğu birçok binanın kundaklandığını veya tahrip edildiğini açıkladı. Gelişmelerin ardından İran yönetimi, ülke genelinde internet erişimini kısıtladı.

Bölgedeki belirsizlik sürerken, İran’daki iç karışıklığın ABD–İsrail–İran hattında yeni bir gerilim başlığına dönüşebileceği ihtimali giderek güçleniyor.