Konut Piyasasında Yeni Dönem: Reel Fiyatlar Düşerken Kiralar Yükseliyor

Konut Piyasasında Yeni Dönem: Reel Fiyatlar Düşerken Kiralar Yükseliyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Mart 2026 dönemine ilişkin açıkladığı Konut Fiyat Endeksi verileri, konut piyasasında önemli bir dönüşüm sürecine işaret ederken, satış fiyatları ile kira fiyatları arasındaki ayrışmanın giderek belirginleştiğini ortaya koydu. Endeksin aylık bazda %2 artarak 219,7 seviyesine ulaşması, nominal fiyat artışlarının devam ettiğini gösterse de, enflasyon etkisi dikkate alındığında konut fiyatlarının reel olarak %3,4 oranında gerilemesi dikkat çekti.

Bu durum, konut piyasasında yatırımcıların elde ettiği reel getirinin zayıfladığını ve fiyat artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını gösterirken, özellikle yüksek enflasyon ortamında yatırım tercihlerini de etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Konut fiyatlarındaki bu reel gerileme, talep tarafında yavaşlama sinyalleri verirken, finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi de piyasadaki dengeleri etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Buna karşılık kira piyasasında ise farklı bir eğilim dikkat çekiyor. Yeni Kiracı Kira Endeksi verilerine göre kira fiyatlarının hem nominal hem de reel bazda artış göstermesi, kiralık konut talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle büyükşehirlerde kira artışlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, konut piyasasında arz-talep dengesinin kiralar lehine değiştiğini gösteriyor.

İstanbul’da kira fiyatlarının yıllık bazda %39,4, Ankara’da %37,7 ve İzmir’de %35 oranında artış göstermesi, büyükşehirlerdeki kira baskısının sürdüğünü ortaya koyarken, bölgesel veriler doğu illerinde kira artış hızının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Erzurum ve çevresinde kira artışının %40’ın üzerine çıkması, bu bölgelerdeki arz sıkıntısının ve talep artışının etkisini gözler önüne seriyor.

Genel olarak değerlendirildiğinde, konut satış fiyatları reel bazda gerilerken kira fiyatlarının reel olarak artmaya devam etmesi, konut piyasasında yeni bir denge oluştuğunu ve yatırımcı ile kullanıcı davranışlarının farklılaştığını ortaya koyuyor.