Morgan Stanley: Merkez bankası tartışmaları 2026’nın ilk yarısında piyasaların gündemini belirleyecek

Morgan Stanley: Merkez bankası tartışmaları 2026’nın ilk yarısında piyasaların gündemini belirleyecek

Yeni yıla girilmiş olmasına rağmen, Morgan Stanley analistleri, önümüzdeki 12 aylık ekonomik görünümün bazı açılardan 2025’i anımsattığını belirtiyor. Banka ekonomistleri Seth Carpenter ve Rajeev Sibal, müşterilerine gönderdikleri notta, ardışık büyüme iyileşmesinin temel eğilimlerden biri olduğunu vurguladı.

Ancak, merkez bankalarının yaklaşımında geçen yılın aksine önemli bir değişiklik gözlemleniyor. Analistler, 2026’ya girerken ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimleri döngüsünde olduğunu ve 2025’te böyle bir durumun bulunmadığını kaydetti. Küresel olarak ise başlıca merkez bankaları, ekonomiyi ne destekleyen ne de engelleyen “nötr” faiz seviyelerinde veya buna yakın bir noktada bulunuyor.

Morgan Stanley’e göre, yılın ilk altı ayında piyasalardaki tartışmaların büyük bölümü merkez bankası kararları etrafında şekillenecek. ABD’de üçüncü çeyrek verileri ekonominin direncini ortaya koysa da, işletmelerin tarife maliyetlerini doğrudan tüketiciye yansıtması kâr marjlarını sınırlı ölçüde etkiliyor. Analistler, dördüncü çeyrekte reel tüketimde önceki döneme kıyasla hafif bir yavaşlama öngörüyor ve Fed’in faiz indirimleri ve olası mali teşviklerle bu yavaşlamanın sınırlı kalacağını belirtiyor.

CME FedWatch verilerine göre, yatırımcılar 2026’da iki faiz indirimi bekliyor, ancak görünüm hâlâ belirsiz. Tarım dışı istihdam verilerinin açıklanmasının ardından, Fed’in Ocak toplantısında mevcut yüzde 3,50-3,75 aralığında faizleri değiştirmeme olasılığı %97’nin üzerinde. Morgan Stanley analistleri, Fed’in önümüzdeki birkaç toplantıda ekonomik verileri yakından izleyeceğini vurguladı.

Avrupa tarafında ise Euro Bölgesi iş faaliyeti Aralık ayında bir miktar yavaşlasa da genel olarak direnç gösteriyor. Ancak analistler, hem büyüme hem de enflasyon açısından aşağı yönlü risklerin önümüzdeki çeyreklerde artabileceğine dikkat çekerek, Avrupa Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz indiriminin Haziran civarında gelme olasılığını öngördü.

Japonya Merkez Bankası ise 2025’i on yılların en yüksek borçlanma maliyetlerini getiren tarihi bir faiz artışıyla kapattı ve piyasalar daha fazla artış bekliyor. Morgan Stanley analistleri, 2026’da risklerin daha çok faiz artışının sınırlı kalması yönünde olduğunu ve enflasyonun yıl içinde yumuşamaya başlayabileceğini belirtti. Zayıf bir Japon yeni bu öngörüyü tehdit edebilse de, Fed’in olası ek faiz indirimlerinin ABD doları üzerindeki etkisinin riski dengeleyeceği ifade edildi.