Türkiye yenilenebilir enerji yarışında hız kesmiyor: Güneşte dünya sıralamasında 7’nci basamak

Türkiye yenilenebilir enerji yarışında hız kesmiyor: Güneşte dünya sıralamasında 7’nci basamak

Ember tarafından yayımlanan Küresel Elektrik Görünümü Raporu, Türkiye’nin güneş enerjisi üretiminde son yıllarda kaydettiği hızlı artış sayesinde küresel ölçekte en hızlı büyüyen ülkeler arasında 7’nci sıraya yükseldiğini ortaya koyarken, bu gelişme ülkenin enerji politikalarında yenilenebilir kaynaklara verdiği önemin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor ve Türkiye’nin küresel enerji dönüşüm sürecinde giderek daha görünür bir aktör haline geldiğini gösteriyor.

Küresel enerji dönüşümünde tarihi eşik aşıldı: Yenilenebilirlerin payı rekor seviyeye ulaştı

Dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının yüzde 33,8 ile tarihi bir zirveye ulaşması, enerji sektöründe köklü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyarken, özellikle güneş enerjisinde kaydedilen yüzde 30’luk büyüme oranının bu dönüşümün ana itici gücü olduğu ve fosil yakıtların enerji üretimindeki ağırlığının giderek azaldığı dikkat çekiyor.

Elektrik talebindeki artışın neredeyse tamamı temiz enerji kaynaklarıyla karşılandı

Geçtiğimiz yıl küresel elektrik talebindeki artışın yüzde 99’unun rüzgar ve güneş enerjisi ile karşılanması, enerji sektöründe yaşanan yapısal dönüşümün hız kazandığını ortaya koyarken, bu artışın büyük bölümünün güneş enerjisinden gelmesi, güneşin geleceğin enerji sistemi içindeki merkezi rolünü daha da pekiştiriyor.

Türkiye’nin performansı küresel ortalamanın üzerine çıktı

Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla elektrik üretiminin yüzde 22’sini rüzgar ve güneş enerjisinden karşılaması, yüzde 17 olan küresel ortalamanın üzerine çıkmasını sağlarken, özellikle son iki yıllık süreçte güneş enerjisinin toplam üretim içindeki payının iki katına çıkarak yüzde 10,5 seviyesine ulaşması, ülkenin yenilenebilir enerji yatırımlarında güçlü bir ivme yakaladığını ortaya koyuyor.

Hidroelektrik üretimdeki düşüş enerji dengelerini zorladı

Her ne kadar güneş ve rüzgar enerjisinde önemli bir büyüme kaydedilmiş olsa da, hidroelektrik üretiminde yaşanan 18 teravatsaatlik düşüşün enerji dengelerini olumsuz etkilediği ve bu açığın doğal gaz ithalatıyla kapatılmak zorunda kalındığı belirtilirken, bu durumun Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 1,8 milyar dolarlık ek maliyet getirdiği ifade ediliyor.

Enerji dönüşümünde süreklilik ve çeşitlilik kritik önem taşıyor

Uzmanlar, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki büyümesini sürdürebilmesi için yalnızca kapasite artışına değil, aynı zamanda enerji üretim çeşitliliğinin korunmasına ve hidroelektrik gibi kaynaklardaki dalgalanmaların dengelenmesine yönelik politikaların geliştirilmesinin kritik olduğunu vurguluyor.